24 Ocak 2017 Salı

zıçar gibi doğurdukları salak çocuklarını sevdiğimiz için şükretmeliler




Saçlarımı en tepeden toplayıp, rujlarımı gereksiz yere denerken, karşı bahçede köpeklerimizi izleyip sizlere yazmak istedim. Dünyanın en güzel şeyi sanırım  bu hayvanlar. Babam kadar usta bir hayvan bakıcısı olamasam da hayvanlara duyduğu merhamet ve sevgiden nasibimi aldım sanırım. Bir zaman sonra evladınız oluyorlar. Havlama seslerine gecenin üçünde kalkıp balkona çıktığımı bilirim. Hele ilk zamanlar babam, abim, ben.. her birimiz bir camdan neden havlıyor diye bakıyorduk. Sonra bizim oyuncu büyüdü annesine eşlik etmeye başladı. Artık eskisi kadar yalnız değiller bu yüzden sadece huzurla seyrediyorum onları. Minik bir kardeş geldi oyuncuya o kadar küçük ki. Su birikintisine girince tek başına oradan çıkamayacak kadar küçük ve şişko.  
      Yiyemediğiniz yemekleri çöpe atmayıp sokak hayvanları ile paylaştığınızı bildiğimden bu konuyu burada kapatıyorum..


                                       

Geçen günler de ne duydum;
Farklı bir şehirde oturan bir akrabamız nedeni bilinmez bir şekilde eşinin uzaktan akrabası genç bir delikanlıya kız bulma görevine girişmiş. Yok ya beni bulmamış :)
 Ve nedense bu akraba, çocuğun aşk hayatı hakkında bizi oldukça fazla bilgilendirme gereğinde bulundu. Geçen annemle otururken, annem 'çok üzüldüm' dedi. Hayırdır derken konuya girdi. O çocuğa bir yetim kız bulmuşlar, kız gayet hanım hanım annesi ile bir nebze çilekeş bir hayat yaşıyormuş. Kızı ikna etmek için tüm güçlerini seferber eden akrabalar başarıya ulaşmışlar. Kızın annesi, çocuğun ailesine 'kızımın vücudunda bakır fazlası var' demiş yani sadece senede bir kaç kez kontrole gidiyor. Hayatını etkileyecek yada anne olamayacak kadar ileri bir rahatsızlık değil. Ama yinede söylemek istediğini dile getiriyor. Neyse efendim aradan bir iki gün geçince çocuk ve annesi, kızı istemediğini anons ediyor.
    Neden ? Kız hastalıklıymış. Düşünebiliyor musunuz birinin kızınıza bunu dediğini. Ne garantimiz var yarından ? Ne garantimiz var evlatlarımızdan ?
Bazen diyorum ki köpek yese de şu vicdanımı kurtulsam. Sonra diyorum ki böyle şeylere bile bir başkasının kalbi kırıldı diye üzülmek hala insan kalabildiğimizin bir göstergesi. Ne kadar büyürsem büyüyeyim annemin yanında öyle salak, mal bile dediğimde annem beni parçalayacakmış gibi bakar. Hatta kesinlikle bana çok kızar. Ama bu sefer engel olamadım kendime 'Sıçar gibi doğurdukları evlatları, severek ödüllendiriyorlar bir de hastalıklı muamelesi görüyor kızcağız' dedim ama gel gör ki nasıl utandım. Annem de çocuk ve ailesine çok kızmış olacak ki suratıma sadece hafif gözlerini açarak baktı. Ucuz yırttım.

Demem o ki evren tersine dönmüş gibi hissediyorum. Erkek kardeşlerimizde bir alım bir çalım. Sisil kadar heriflerde ki yüreğe alkış tutuyorum. Bir de ben yaparım, sen yapamazsıncılık başlamış ki burada sevgili kızlarımızı ıslak sopayla dövesim geliyor. Mesela adamın instagramdan takip listesine toplum içinde telefonu çantanıza sokup da bakıyorsunuz adeta edepsiz filmlerin başrollerini mercek altına alıyor.. Ama kızdan beklentilerini bir duyun, amuda kalkarak gülersiniz.
Mesela adam 90 kişi ile yaz tatilini değerlendirmiş hepsi ile evlilik görüşmesi yapıp tek tek hepsine sevgi ile nerede yaşamak istediğine kadar anlatmış.. Orada burada bunun annesi mesela kız beğenmiyor. Düşünün lüksü.. Ulan zaten sana bakacak biri olsa 90 kişiden bir salak çıkardı. Siz hala nasıl özgüven ?  İlk gittiğiniz şehirde abazanlar gibi şu kız senin bu kız benim muhabbeti yapıp, yüce Allahın size huri atadığına kendinizi inandırmışsınız.
Şimdi bu insanlar oturup orada burada fetva veriyor ya.. Bak yine gülesim geliyor.













2 yorum: