10 Ekim 2016 Pazartesi

Bir karar alın ve şimdi olduğunuzdan daha kibar olmaya çalışın.

Stresten kaçmak mümkün mü ? Pozitif olabilir miyiz ? maddeler halinde bakalım.







Huzur: Öncelikle bulunduğunuz yerin size huzur vermesi gerektiğini unutmayın. Ki bu eviniz, yurdunuz vb. olabilir. Eğer aileniz ile sürekli takışan biriyseniz. Bazı şeylere tahammül edebilme eşiğinizi yükseltmeye çalışın. Bu hem evdeki iç huzurunuzu güçlendirecek hemde hayatta ki adımlarınızı sağlamlaştıracak. Çünkü tahammül eşiği iş yaşantınızda da ilk sırayı çeken en önemli unsurdur. Eğer ortamda kalma mecburiyetiniz yoksa orayı değiştirin. Mesela aynı evdeki arkadaşınız sizi huzursuz ediyorsa iç huzurunuzdan hiç bir şey önemli değildir. Hemen bunu çözme yollarına girin. Eğer değiştiremeyecek durumda iseniz daha az konuşun, az konuşurken laf sokma vb gibi ataklarda bulunmayın. Biri ile gereksiz polemiğe girmek sadece sizin eforunuzu, neşenizi düşürür bu yüzden gerekmedikçe konuşmamak en yararlısıdır.


Geçmişin geçmesine izin verin: Özgür bırakın anılarınızı. Zamanında kötü şeyler yaşamış olabilirsiniz. Ama bu onları tekrar yaşayacağınız anlamına gelmiyor. Salıverin her şeyi, bırakın gitsinler zaten hiç bir yararları yoktu. Yaşanan kötü olaylardan çıkardığınız dersleri alın yanınıza, onlar cebinizdeki haritanız olsun.. İşte sadece onlar kalsın geriye. Her gün kendinize ve sevdiklerinize kötü olayları, kötü yaşanmışlıkları hatırlatmayın. Bunu ilk önce kendinize yapmayın. Kaynananızın evlendiğiniz ilk yıllarda sizi neden sevmediğine takılmayın. Bazı insanlar bazı insanları asla sevmeyecektir. Siz ağzınız ile kuş da tutsanız belki kadıncağızın gözüne giremeyecektiniz. Kabullenin. Sevmeyenlere değil, sevenlere odaklanın. Hem ayrıca siz sanki herkesi seviyor musunuz ? Tabi ki hayır ve bunu yaparken kendince haklı sebepleriniz var. Belki onun da vardır. Anlamaya ve çözüm üretebileceğiniz nokta da buna çare olmaya çalışabilirsiniz.

İnsanların ne düşündüğü sandığınız kadar da önemli değildir aslında: Hayatı umarsızca yaşamak ne mümkün. Ama insanların her ağızlarından çıkanı da kendinize neden dert edinesiniz ki. Bir karar alın ve size yararı olmayacak hiç bir olumsuzluğu ciddiye almayın-duymayın. Eğer biri sizi yapıcı eleştiriyorsa dinleyin, ders almanız gereken yerlerin altını çizin. Ama biri sizin severek yaptığınız ne var ise ağzındaki salyaları boşa akıtıyorsa kulaklarınızı tıkayın.
 Bakın yapıcı eleştiri ile yıkıcı eleştiri arasında dağlar kadar fark vardır. Bunun ayrımını yapıp, boşa konuşan kim varsa mesafe koyun. Bu size iyi gelecektir.

İnsanoğludur yapar çünkü: İnsanlara bakış açınızı değiştirin. Bu farklı buna çok güveniyorum dediğiniz herkes birbirinin aynısıdır. Unutmayın bal veren arının bile iğnesi vardır. Ayrıca bu bizim içinde geçerli her şey bir ölçüde çıkarımıza uyduğu kadar doğrudur. Çıkarımız ile ters düştüğü anda başlarız konuşmaya. İnsanoğludur yapar gözü ile bakarsanız yaşadıklarınızı kabullenmesi o denli kolay olacaktır.
Bugün huzur veren su yarın sizi boğabilir.
                                         

Olumsuzluklar sizi ve motivasyonunuzu tüketir: Panik atak ve benzeri gibi ufak çapta bile olsa sizi bunaltan rahatsızlıklarınız var ise kendiniz çözebilecek aşamada ise kendiniz ile değilse uzman bir elle kesinlikle bunu sonlandırın. Burada utanacak ya da ah edecek bir şey yok. Bazı sorunları nasıl aşacağımızı bilmiyor olabiliriz. Herkesin yönünü kaybettiği olur. Ben mesela hayatımın bir dönemini karanlık bir ormanda pusulasız kalmışım gibi hissederek geçirdiğimi biliyorum. Safsaklamayın. Farkında değilsiniz ama her yaşadığınız içinizde ve bilinçaltınızda birikiyor. Buda olaylar küçük olsa bile sizin olaylara verdiğiniz tepkileri büyük kılıyor. Kendinizin doktoru olun. Sorunlarınızı haledene kadar bırakmayın.

Kendinize asla acımayın: Bence bir insanın kendine yapacağı en kötü şey yine kendine acımasıdır. Bunları hakedecek ne yaptım sorgusuna girerseniz oradan çıkmanız mümkün değil. Çünkü beyin hemen önünüze bir sürü 'haketmedin' başlığı altında kategori getirecektir. Ve sen bu kısır döngü içinde kaybolup düşündükçe kızacak kızdıkça kendine acıyacak acıdıkça karakterini ve yapabileceklerini küçümseyeceksin. Hayatta bir kişinin ya da birden fazla kişinin size kötülük yapması ne sizin suçunuz nede onun suçu. Belki yaşananlar sırasında en iyi seçenek oydu. Öyle gerektiği için öyle oldu.

Ne yaşarsanız yaşayın hepsi geçecek. Evet bazısı delip de geçecek bazısı deşip de geçecek ama hepsi geçecek ve unutulacak! Hiç yaşanmamış gibi olacak. Sadece kendinize zaten ağır olan durumu daha da ağırlaştırmayın yeterli.

Birisi Hz Ali'ye geldi ve
"O kadar dertliyim ki sıkıntıdan ölüyorum." dedi.
Hz.Ali; "İki soru soracağım, cevabını verip dermanını bulacaksın. dedi.
Adam; "Sor Ya Ali dedi.
Hz.Ali; "Dünyaya geldiğin zaman bu dert seninle birlikte mi dünyaya geldi?"
Adam;"Hayır."
Hz Ali;"Dünyadan giderken bu dert seninle birlikte olacak mı?
Adam;"Hayır" dedi.
Hz. Ali son olarak şöyle buyurdu;
"Seninle birlikte gelmeyen ve giderken de seninle birlikte olmayacak
olan bir dert senin bu kadar zamanını almamalı Sabırlı ol.
Yer yüzündekilere çok ümit bağlamaktansa yüzünü Âlemlerin Rabbine çevir












8 yorum:

  1. ne kadar güzel bir yazı olmuş çıktısını alıp okuyacağım defalarca teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu güzel yorum için ben teşekkür ederim :) Bir yerlerde kalbinize dokunabilmişsem ne mutlu :)

      Sil
  2. Herkesin okuması ve uygulaması gereken bir başucu yazısı olmuş. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkürler sevgili turgay :)

      Sil
  3. Zoka çok doğru yazmışsın.Tam ihtiyacım olan yazıydı.Allah razı olsun :) Kalemine sağlık güzel arkadaşım benim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bitanem beğenmene çok sevindim :) iyi geldiyse ne ala :*

      Sil
  4. son ıkı senedir stresle büyük bir imtihanım vardı. Çok şükür ki üstes,nden geldim geldim. Başta dualarla ama gerçekten stres insan bedenini çok çabuk ele geçi,riyor teslim olmamak gerek .İnatlaşmak iyidir yoksa panik atak derecesine kadar yükseltiyor. :) :) köşeden döndüm diyebilirim ben çabuk teslim olmuştum geri plana çekiyordum kendimi ama üstüne gittikçe rtahatladığımı fark ettim :) Çok gerekli ve tam yerinde bir yazı olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar kaçarsan o kadar yakalanıyorsun. Tam karşısında durup inatlaşmak gerek seninde yaptığın gibi amigurumicim :) şükürler olsun geçmesine çok sevindimm..

      Sil