2 Mayıs 2016 Pazartesi

Mazi kalbimde yaradır

Ben hasta olunca aşırı duygusal oluyorum. Herşeye ağlıyorum. Şuan neden ağladığımı bilmediğim halde ağlıyorum. Oysa gece için güzel planlarım var. Arkadaşlarım en sevdiğim şey olan korku filmine beni götürecekler. Yarın işe geç gideceğim normalde bunlar benim sevinçten çığlık atma sebeblerimin arasında olması gerekirken ben hala salya sümük. Ve dostlarım, sevdiklerim habire arayıp soruyor hastasın dikkat et, şunu ye şunu iç diye.
 Ne gerizekalı bir kızım ben ya.


Geçenlerde hayınlık yaptığım, gıcıklık yaptığım bir arkadaşımın doğum günüsüydü. Dedimki ya buna ben bir meyve sepeti göndereyim hediyesini buluşunca veririm. Hayatımda da çok nadir anlardır böyle kibar ve nazik olduğum dönemler. Hoş erkeklere karşı hiç hiç hiç değilimdir. Ama buna biraz odunluk ettik e seviyozda, arkadaşımız hadi bir toparlayalım bu işi diye giriştik meyve sepeti satan yakın kuruluşları aramaya. Adam yerinde durmadığı için adresi olarak iş yerini veremedim. Telefonundan öğrenin dedim kıza ama göndereni söylemeyin- üzerine yazdığım nottan anlar diye düşündüm- Neyse bu o gün dışarda olduğu için hediye buna aktarmalı gitti. Sonraki gün bana hediyeyi çekip atmış.
-Bunu sen mi gönderdin?
Bende nasıl kasıldım, bir omuzlarım dikleşti, yav şimdi bana bir teşekkürler bi sevimlilikler diye beklerken.
-Sürprizleri hiç sevmem. Hediye vermeyi severim fakat almayı sevmem. hedere hödöre..
Gibi gönül kırıcı şeyler yazmış. Olum anana sövmedik diyesim geldi. Tuttum kendimi. Biraz alttan aldım. Baktım olmuyor. Bıraktım yazmayı.
Ulan vicdansız iş değiştirdim cebimdeki kalan son paracığımla sana bunu gönderdim bir alttan al biraz kırıl ne biliyim. Sağol Zokacım çok düşüncelisin de, yine çöpe at. Beğenme aşala ama içinden yap ne yapacaksan. Neden bana söylüyorsunki ?
Bu nasıl bir tepki. Yemin ederim orda o meyve sepetinin üstünde zıplamak istedim buda yetmedi onu alıp böyle hayvanlık yapan tüm insanların ağzına sokup sokup çıkarmak!
Ya ne bileyim dedim ki mutlu olur. Sanırım isim vermediğim için bu eski kız arkadaşı gönderdi diye hayaller kurdu. Sonra benim olduğumu anlayınca dur ben bunun bir ağzına zıçayımda böyle şeyler yapıp kimsecikleri boşa heycanlandırmasın dedi. Veyahut pahalı bir hediye bekledi. Karşısına tırttan bir meyve sepeti çıkınca sana da senin göndereceğin hediyeye de lanet olsun dedi. 
Tam olarak sebebini anlamadım. Ama ne biliyim kendimi ona karşı suçlu hissediyordum. Böyle birşeyin onu anlık da olsa güldüreceğini düşündüydüm ne bileyim adam hediyeyi alır almaz bana döşeyeceğini. 
Sonra niye böyle odunsun demeyin efendiler. Yeminle çocuğun mesajlarını okurken; kocası için süslenmiş. Makyajını yapıp, takılarını takıp, en çekici kıyafetini giymiş fakat kocasından ' Hayırdır hatçe düğüne mi gidiyon?' tepkisi almış gibi hissettim.
Bağrı yanık Hatçem.



Son bir haftadır, stanttın etrafında ağır abi deyeceğimiz tipler dolanıp duruyor. Dört beş stant yan yana durduğundan, kime geliyor anlayamıyoruz, bu yüzden hep beraber tedirgin oluyoruz.  Bunlar habire etrafımızda dolanıyorlar, gözleriyle bizi kolaçan ediyorlar. Kolunda akrep dövmesi vücudunun her yerinde korkutucu dövmeler olan dikkat çekici tipli, götten kan alan abilere benziyorlar. Sonunun ne olacağını bilmediğimiz serüvenlere koşuyoruz anlayacağınız yine.
Yan stanttaki arkadaşımın mazisi pekte iç acıcı değil. Genelde stantlarda part time olarak iki kişi çalışıyoruz. Stant görevlisi diğer arkadaş..... Durun ben bu işin içinden çıkamayacağım sarı yelloz diyeyim mazisi kötü arkadaşıma diğerinede yeni gelin. Yeni gelin o gün stant da tekti. Önceki günde adam buna ters ters bakmış buda çok korkmuş. Sabah bunu bize anlattı. Sizi yanıma çağıracaktım diye. Adam yanında bob marley stilli bir abimizle stant da geldi. Bob marley abimiz henüz ot masasından kalkmış kafasında hala No woman No cry şarkısı dönüyor gibi davranıyordu. Kız zaten serçe gibi küçücük nasıl korkuyor. Baktım bişeyler soruyor. Bizimkide adamla konuşmamak için telefonla konuşuyor numarası yapıyor. Gerçekten çok yaratıcı bir numara.
Bende bir an dedimki burası güvenlikli bir yer ne yapabilir bize ? en fazla iki tokat atar. Kızı tek bırakmayayım gideyim yanına. Koştum gittim yanına.
Adamların gözlerine bakmadan,
-Buyrun yardımcı olayım ? (ne vereeeeyim abime ?! -Bu içsesim nasıl her meselede benle kafa buluyor anlamış değilim-)  dedim.
Adam benim oraya gitmemden zerre hoşnut olmadı.
-Yan stanttın elemanı değilmisin sen ? Arkadaşla işim benim. dedi.
Kalk gitsene kızım dimi ? Yok gururuma zıçayım içim nasıl titriyor ama kızı yalnız bırakmayayım diye
-Beraber stantlara bakıyoruz gibi bişey dedim. Girdim stanttın içine. Ulan hadi yiğitlik kanında var anladım. Ne diye stant da girdikten sonra adamın gözlerinin içine dik dik bakıyosun. Kız hala güya telefon görüşmesine devam ettiği için adamla yapacak bişey bulamadık gözlerimizle birbirimizi dövüyoruz. Stant da girince bir yürek yemiş gibi oldum sanırım. Adama sol gözümü kırpıp sağ elimi iki yana salladım.
Hay elimi ne ediyim ben! Lan ben bunu şimdi niye yaptım. Adam şoka girdi yaptığım hareket karşısında. Bob marley abimizde öyle. Neyse canım arkadaşım Nura bakayım en azından bir güvenliği çağırır heralde diye düşünerek kendi stanttıma doğru döndüm. Aha kız kaçmış stant da yok.
 Olumm ben niye böyle bişey yaptım.
-Bir sorunmu var  ? dedi adam yarım gülerek.
 Gözlerinide hiç kırpmıyor. Sanırım bu vücut dilinde bir meydan okuma olabilir.
Tamam abi ya ben zaten şaka yaptıydım. Ben gidiyim siz bu kızı kesiyonuzmu? ne yapıyosanız yapın. Bildiğimi kimselere söylemem abim. Valla bak söylersem anam babam össün diyecekken adam sarı yellozun numarasını istedi yeni gelinden.
Buda dünden razı gibi hemen aldı eline kağıdı kalemi yazdı.
Ulan bu kadar yiğitlik yaptım senin için az sende sert çıksana vermiyorum de çok zorlarlarsa bağırırız. Oda olmadı dayak yiyeceğimizi anladığımızda kızın numarasını yanlış veririz diye kafamda zirilyon tane senaryo kuruyorum. Bu kağıda 'peki efendim' der gibi hemen numarayı yazdı birde bana doğrumu diye gösteriyor. Bende dişimi sıkıp kaşlarımı taa saç diblerime kadar kaldırıp sonunu 43 yap 43 diyorum.
-Ne yapayım?
-sinini 43 yip kizim.

Yapmadı. Valla yapmadı. Nur nereye kaçtı benim stant bomboş, onuda bilmiyorum.  Bari kaçtın güvenliği çağır nolur!

Adam uzaklaşıyor. Şükür.
Oy anam adamda gider gitmez başıma felaket kuşları geldi niye adama şekil şukul yapıyon olum o kim biliyomusun?  diyorlar habire.
Bende aman kimse kim! Arkamda polisim var be benim diye kendimi yerden yere vuruyorum. Bir bağırırım güvenlik buraya gelir şovlarına giriyorum.
Cevap olarakta buranın güvenlik amiri o adamın en yakın arkadaşı.-ki bende onları beraber bir çok kez gördüm- Bilmem nerenin polisi bilmem nesi. Bu adamın kuzeni ağzında jilet çeviriyor kızım!!

Ben ise kafamda dilinin üstünde ve altında iki tane jilet olan bir adamın yüzüme jilet fırlatmasıyla. 'Ben yüzümle para kazanıyorum hakim bey ' diye ağladığım o sahneyi canlandırıyorum. Ulan huyum hiç güzel değil yüzümde çirkin olur ise evde kalırım, iş bulamam oy anam. Ben nasıl bulaştım bu abilere. Gidip özürmü dilesem, yeni gelinin mi üstüne atsam suçu ben ne yapsam. Annemlere söylesem bir ton dayak yerim seni ilgilendirmeyen meseleye sen niye karıştın diye. En iyisi o dayağı bob marley den yiyeyimde boşa annemi yormayayım diyip anlatmıyorum. Ankarada dayım olsaydı keşke diyorum. Var lan benim Ankara da dayım var!! Akademisyen ama ne yapacak adam.
tatammm!
Üç tane polis arkadaşım var. Biri dersaneden en yakın arkadaşlarımdandı. Dersane biter bitmez tüm arkadaşlıkları unuttuğumuz için, telefonlarını hiç açmadım onu arayamam yüzsüzlük olur.
İkinci polis arkadaşımdan nefret ediyorum onu hayatta aramam! Salak ıssız adam tripleriyle hiç uğraşamayacağım. Adam sanki etrafındaki tüm kızlar ona hastaymış gibi davranıyor ifrit oluyorum. Kafanda saç kalmamış hala playboyluğun peşindesin?! derim diye onuda arayamıyorum.
Üçüncüsüde benden nefret ediyor. Lan bir işe yarayan çevremiz bile yok. Zaten hiç birinizide sevmiyorum. Kendi işimi kendim hallederim diye Ya Allah diyip beklemeye başlıyorum.

Adam ordan geçerken sanki gözleriyle beni tokatlıyor. Yiycem ben bu dayağı, ahanda şuraya yazıyorum. Yıllardır tek fantezim temiz bir dayaktı gerçek oldu derken. Öz abim adamla çıkıp yanıma doğru geliyor. Abim adama tam bu benim kardeşim Zo.. diyecekken adam biliyorum, biliyorum Zoka diyor. Töbe adımıda öğrenmiş sonrasında bana bakıp;
-Kırık lan bu kız. Manyak lan bu. diyor Ki siz zaten bunu biliyorsunuz.
Ahanda ağır abim bana kırık dediii uleyn! Varmı bana yan bakan diyip stant da bir dönüyorum, biri hoşuma gitmeyecek bişey söylese iki tane tokat sallayacağım, o an öyle gaza geldim.
Derken adam beni sevdi. Nedendir bilinmez. Beni ucube eski sevgilim bile sevmedi sen niye sevdin be abi ? diyesim gelmiyor değil.
 Bağrı yanık Anadolu Hatçesi olduğum için sanırım. Aslında benim kemiğim sevilmez ama kontak ya bu abimizde, bir yerde ortak bir paydada buluşabildik. Güvenlik amiri yanıma geldi sonrasında.
- Bak Zoka burda sana biri bişey der. Bir olay olur. Bi sorunun olur direkt beni bul.
Bir gaza geliyorum tabi ben şekilden şekile girip, kırılıyorum. Yürüyen merdivenden çıkarkende bana aynısı söyleyince adam bende içimdeki hanımağaya engel olamayıp sağ elimi böğrüme vurarak eyvallah diyorum.
Bellki bir gün eski sevgilimi g*tünden pıçaklatırım bellimi olur.




















14 yorum:

  1. O hediyeyi ben alsam var ya telefonumda hızlı aramalara göndereni kaydederim.Bak bak sevmezmiş hediyeyi o meyveleri sepetiyle ağzına sokmak lazımdı.Diğer olaya gelirsek film gibi olay yaşamışsın kız.Cesaretinden etkilenmiş sanırım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hep sonradan gelir aklım başıma hep sonradan, sonradan.. Diyorum aslıhanım, ya etkilenmek yerine etkilemeyi tercih etseymiş anamm 😂

      Sil
  2. Saat tam onbuçukta ev telofonumuzun ısrarla ziliyle kalktım bu sabah. Yüksa her halde uyuyup kalacaktım kamilen. İnsülin iğnemi de geciktirdim. En iyisi mi şu blogları gezineyim de açılayım ona göre kahvaltımı yaparım dedim. Bugünkü paylaşımın bir mizah gazetesi gibiydi. Keyiflendim. Hatta ocağa demliği koyaymuştum da çayım olsun kahvaltımı yaparım derken birden ocağın altını kapatım geldim. Kahvaltıyla vakit geçirmek istemedim. Sanki bu yazıyla beslendim. Mizah yapma içgüdüm birden kabardı diyebilirim. Bu paylaşımını iki kez okudum. Bu arada bir kaseye biraz süt biraz peksimet koyarak insülin için gereğini de yaptım. Bu tür yazıları herkes yazamaz. İçten gelecek; hayata karşı tebessüm üretecek. Sevecek ve sevilecek ki insan azabilsin ve üretebilsin. İnsan gülsün ve tebessüm ettirebilsin. Yüreğine sağlık diyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuzu kaç kere okudum inanın bilmiyorum. O kadar güzel ki. Her söylediğiniz kelimeye özenle dikkat ettim ve beni fazlasıyla mutlu ettiniz. Bu güzel yorum için sizd çok çok teşekkür ederim.

      Sil
  3. Hediye olayı cidden acayipmiş.. Sen düşün, iyi niyetlerle yolla kalksın konuşsun sonra. Kalbi kırılan hediyeyle neler yapılabilir mesela diye düşünmekten hayal gücümüz genişleyecek iyice.
    Yaşadığın olaya ise nutkum tutuldu sadece :D Cidden o nasıl bir cesaret? Sanırım ben başlangıcı senin gibi yapar sonra "vuymayın abiler" moduna girerdim :D
    Ama Zokamız yine efsane! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O hediyeyle ne fanteziler kurdum akelam bir bilsen! Ama velakin bu olaydan dayak yemeden kurtulduğum için çok mutlu oldum 😂 çünkü temiz bir dayağı hakkettiydim yalan yok şimdi 😂

      Sil
  4. Ahahahha affina siginarak gulerek okudum. ^^ Hediyeyi alan buyuk beklenti icerisindeymis. Bildigin okuzluk olmus onun ki ... Stant olayi her ne kadar etkilesede seni sonu tatliya baglanmis. Cesaretli kizsin bazen korkak oldugumuzu belli etmemek gerekir ^^ yalniz numara olayina oldum gulmekten :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ehliyet sınavınıda sırf şu korktuğumu belli etmeme-duygularımı aşırı kontrol edebilme kabiliyetimden kazandım 😂 sanırım bu huyum yüzünden yırtıyorum. İnan bende hala gülüyorum bu olanlara 😂

      Sil
  5. Amanın diyorum , daha neler de neler diyorum ...
    Şaka değil mi tüm yazdıkların
    Eşsiz mizah yeteneğinle bizlere keyifli anlar yaşattın diye düşünüyorum ya da düşünmek istiyorum :)))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili didemikam hepsi gerçek. Malesef ki. Bakış açımdan ötürümüdür nedir bilinmez heycan hiç yakamı bırakmıyor 😂

      Sil
  6. O hediye verdiğin kıza oturduğum yerden bir de ben birkaç bir şey saydım. İnsanlar çok tuhaf gerçekten. Stant maceranda duygu değişimine soktun beni. Bir yandan vah kıza derken ooo çok iyi oldu bu arasında gittim geldim. Arkadaşlara hak veriyorum. Üslubun çok özgün. Sen yaz, beraber gülelim. Bu arada o eski sevgilin tam bir.. ayy her neyse sinir yaptım.
    Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar özlem hanım :) hoşgeldiniz, çok teşekkür ederim güzel yorumlarınız için .. Sevgiler :)

      Sil
  7. Zokagum, yeni yeni tanıyorum sizi ama gerçekten çok keyifli bir yazıydı. Ben kolay kolay okumuyorum böyle başkalarının başından geçen maceraları, fazla meraklı bir yapım yok belirli konular dışında. Okudum yani, çok eğlendim, şaşırdım, noldu acaba diye gerildim ağır abi sahnelerinde. :D Geçmiş olsun mu diyeyim ne diyeyim onu da bilemedim. Baya bir olay geçmiş başınızdan. Neyse uzatmayayım daha fazla, kaleminize sağlık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim serhat bey :) eğlenmenize çok sevindimm :)

      Sil