23 Mart 2016 Çarşamba

Soraya'yı Taşlamak




Budamı İran filmi demeyin hele bi gelin hele..
Çünkü bu Oscar ödüllü :)





                                      





 Bu yapımda recm temasını cesurca beyazperdeye aktarılmıştır. Eğer drama sevmiyor ve (fragmanı izledikten sonra) taşlama sahnesini izleyecek yürek yok diyorsanız lütfen izlemeyin.
Çünkü ben o sahnede ağlama krizine girdim diyebilirim.





İran kökenli Amerikalı sinemacı Cyrus Nowrasteh yönetmenliğindeki film, 1986 yılında İran'ın küçük bir köyünde zina yapmakla suçlanan masum bir kadının köyün erkekleri tarafından taşlanarak öldürülme olayını anlatıyor.
Freidoune Sahebjam isimli romancının Soraya'yı Taşlamak isimli eserinden sinemaya aktarıldı.








Olumsuz eleştiriler aldı. Konunun derin olduğunu düşünüp daha hassas işlenmesi gerektiğini düşünen bir kesim oldu. Fakat bana soracak olursanız ben konudan başka hiç bir yere odaklanamadım. Ne açıların kötülüğüne ne üzücü bir sahnede arkada gülen adamlara. Hikaye beni öyle içine aldıki soraya oldum bir an.
Hatta bir müddette etkisinden çıkamadım. Belki beni bu denli etkilemesinin sebebi bu olayların gerçekte yaşandığını bilmek olsa gerek diye düşünüyorum. 

İki farklı açıdan bakacak olur isek konu ve yaşananlar kesinlikle insanın moralini bozan,film bittikten sonra diğer insanlara bir süreliğine daha farklı bakmanızı sağlayan ve sizi derinden etkileyen hisler bırakıyor üzerinizde.

Film boyunca insanoğlunun acizliğini,cehaletini,şiddete eğimliliğini ve sürü psikolojisini tek bir olumlu açıdan bile gelişememiş olmasını apaçık izliyoruz. Şeriat adı altında mantıklı,duygulu ve dürüst kadınların hiçe sayıldığı,ilkel çağlardaki mağara adamlarından bile medeni olamayan erkeklerin ise tamamen söz sahibi olduğu bir köydeyiz.
Bitirmesi ve hazmetmesi güç bir film the stoning of soraya m.tabii diğer bakış açısı da sinemasal yönden olmalı ki toplam olarak pek de başarılı bulduğumu söyleyemeyeceğim. Pek profesyonel durmayan yanları vardı açıkçası,ses düzeni,çekimler daha kaliteli ve etileyici olabilirdi. Yer yer amatör bir hava hissedebiliyorsunuz. Yönetmen bu çarpıcı gerçek olaydan daha da sarsıcı bir film çıkarabilirdi. Yinede finaline baktığımızda amacına ulaştığını söyleyebiliriz. 







Sorayaya atılan her bir taş bana atıldı. Bir dönem yaşanmış bu hikayeyi engelleyememek, her bir sahnede bir insanın-kadının- hayatının bu denli değersiz olması yüzüme tokat gibi indi. Açıkcası dostlarım filmden çok konuya odaklandım. Kusurlu hatalı yanlar olmasına karşın konu ciğerimize ateş salacak derecede hakiki ve acıklı.





Neden bugünlerde İran filmlerine taktım bilinmez ama bu filmide seyirlerinize sunmak istedim. Açıkcası yorumlarınızı çok merak ediyorum :)









4 yorum:

  1. yaa ben bu filmi çok merak ediyom ama hep izlemeyi unutuyom iyi hatırlattın zokacıım :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi seyirler bitanecik poşetciğim 😚 yorumlarını bekliyorumm 😊

      Sil
  2. İran'dan çok daha güzel filmler izlemiştim ben. Cennetin Çocukları, Baran, Söğüt Ağacı, Senin Dünyanda Saat Kaç?, Davul Dengi Dengine, vs. Bence bu film bir hiç kalıyor yanlarında. Bu film sadece Amerika'da çekilip İran aleyhinde propaganda dolu olduğu için reklamı fazlaca yapılıyor bence. Bilmem siz ne dersiniz.

    YanıtlaSil
  3. Evet böyle düşünenlerde var elbette mustafa bey. Kesinlikle saygı duyuyorum. Dediğinize oscar alacak kadar iyi olması bir kanıt aslında. Fakat ben filmi cok begendim. Konu yönünden sağlam. Az da olsa cok da olsa yasanan olayları dile getirmiş. İranın şeriatlada yönetilmediğini düşündüğüm için din propagandası olarak bakmıyorum bu filme.

    YanıtlaSil