31 Mart 2016 Perşembe

Şimdi suratına bir tane çaksam sanat diyebilirmiyim buna ?






Yoruldum, patron.
Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum.
Yanımda hiç arkadaş olmamasından bıktım. Nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söyleyecek biri..
İnsanların birbirine kötü davranmasından bıktım.
Her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan bıktım.
Çok fazla var, sanki her an için kafama cam parçaları batıyor.
Anlıyor musun?
Karanlıktan korkuyorum patron lütfen ışığı kapatma…
Yolda olan yolda kalır… Bu hep boyle olmuştur.
Hayatımda yapmaktan gurur duymadığım şeyler yaptım, ama ilk defa cehennemin gerçek tehlikesini hissediyorum.
Hepimiz hakkında düşünüyorum. Kendi yeşil yolumuzda yürüyoruz, her birimiz kendi zamanında.
The Green Mile replikleri / Yeşil Yol Replikleri (1999)

En ufak olumsuzlukta ümitsizliğe kapılma hızımız, ışık hızıyla ölümle yarışır. Her olayın en kötüsünü düşünüp olan  gramlık moralimize de dağıtmamız ?
Şu günlerde insan için yapılması gereken neydi ?
Kime giderdi ? Seni en iyi anlayanamı?
En sevdiğinemi?
Seni en sevenemi?

Saat 19.30 bir kaç günde olsa burdan gitmem gerektiği fikri galip geldi. Sırt çantam, mp3, keyfimi yerine getirmesi için bir paket cigara ve cebimdeki son harçlığım.


Abim ve sevgili ortak arkadaşlarımızın gitme beraber takılalım çağrıları yanıtsız kaldı. Çünkü istediğim kısa sürelide olsa seyahatti. Herşeyin başıma yıkılmasından bıkmadımda bu enkazı tek başıma temizlemek sonsuz kaçma istediği yaratan. Nefes almalıyım çünkü içim acıyor içim bana acıyor.
Araf gibi bu his umutla mutsuzluk arasında sıkışmış gibi. Enkaz arasında nefes almaya çalıştıkça içine dolan o beton tozu gibi soluk borunu tıkayan hep birşeyler var. Nefes boruna dolup o ince çizgide seni umutsuzluğa iten.
Karakter icabıda bazı insanlar hüzüne daha elverişlidir dostlarım. Benim meşrebimde sanırım hüzünü iyi ağırlıyor. Hiç alışamaz bizim gibi insanlar gülmeye, hüzün belki vicdanımıza daha uygundur.
Velhasıl hüzün güzel şeydir.
Hüzünlü insanlar başkalarını mutlu etmek için kendi limitlerini sonuna kadar zorlarlar. Çünkü onlar mutsuz ve değersiz hissetmenin kısaca hakiki hüzünün ne demek olduğunu bilirler.
Çoğumuz anormal durumlarla karşılaşıyoruz. Ve bunlara normal tepkiler vermek zorunda bırakılıyoruz. Yaşadığınız o anormal olaylar karşısında bizim anormal tepki vermemiz en büyük sorun oluyor. Kötü insanlara karşı iyi insan olmak zorunda olmak ne saçma. Sabır, kara bir dikeni yutmak gibi içini parçalayıp geçerken de hiç ses çıkarmamak gibi.
Susmanız belki aptallık, korkaklık diye atfedilebilir. Oysaki bazen insanın canı aptallarla tartışmak istemiyordur.
Sevgimiz kaç engel atlar ? Ne zorlu parkurlar görürüz hayatta ? Neler gördüm desem boş çünkü daha neler göreceğimi bilmiyorum. Ama şuna tüm kalbimle inanıyorumki çok seversen ve inanırsan en zorlu parkuru ve engeli atlar ve atlatır insan. Çünkü insanın gerçek gücü sevgisinde açığa çıkar.
Sevgiyide çarçur etmeden adam gibi adamları sevelim.
Dostsa ihtiyacınız hakiki size güvenen sizinde güvendiğiniz insanları bulun. Çünkü insanı yıkar bir dostun düşmanca hamlesi.
 Bir adam sevecekseniz önce sesinde huzur, bakışlarında sıcaklık, ellerinde şevkat olması gerekir. Mükemmel olsun demiyorum ama sevgiden önce onda muhakkak saygı aramak lazım.Yanımıza yakıştığı kadar yarınlarımıza da yakışması lazım. Sizi kaybetmekten korktuğu kadar korksun sizi incitmekten. Ona uzaktan her baktığınızda yaralarını-yaralarınızı değil, yüreğinizde sevildiğinizi hissedin. Ve üstünden yıllar geçsede hayatınıza aldığınız her insan için 'İYİKİ SENİ SEÇMİŞİM' diyebilin.
Ve eğer bunu diyemiyorsanız. Boşverin az şeye sahip olanların köleliğide az olur, YAŞASIN ASİL YOKSULLUĞUM.
Ve lütfen tam güven sağlamadığınız hiç bir insanı size nankörlük yapmaya mecbur bırakacak kadar büyük iyilikler yapmayın.
Ben yaşadıklarımdan ders alamıyorum diyorsanız ;
Sen kendine ket vurmadıkça,
kendi kendine duvar olmadıkça,
hiçbir şey için geç değil.
Sen kendini korkularınla yıldırmadıkça,
hiçbir şey imkansız değil dostum.
Yapabileceğinizi düşünüyor iseniz yaparsınız, yapamayacağınızı düşünüyorsanız haklı çıkarsanız.
Bizim ilham perimiz kendimiziz.
Ama yinede engel olamıyorum. Dosta kocaman sarıldığımda, bir dost aradığında, annemle konuşurken, sahil kenarında yürürken..
Yarın bugünü yaşanabilir hale getiriyor. Kendimizi bir binanın tepesinden hep beraber boşluğa bırakmayışımızın tek sebebi yarındı! Lotonun çıkma ihtimali, aşık olunacak insanla tanışma ihtimali, sonsuz mutluluk ihtimali içinde barındıran o sihirli sözcük; yarın. Gelecek iyi bir sermaye. Yaşadığımız sürece bitmeyen anapara gibi. Gelecek zamanda çekiliş fiiller kulağa çok tatlı melodiler yayıyordu.



Bu gece tüm dertlerimize ' Artık vakti gelmiş bir vedasın benim için, hiç üzülmeyeceğim.' demek dileğimle..

Sonsöz
Haydi gidin aynalara gömün maskelerinizi ve kendiniz olarak dönün geriye.




12 yorum:

  1. Ah ne kadar da güzel anlatmışsın. Bazen etrafında o kadar insan varken kimse duymaz yardım çığlıklarını ya da tam ihtiyacın olur dostuna/sevdiğin birine ama yanına gelemiyordur, yanında olamıyordur çeşitli sebeplerden. Sen de sonra ben olsam öyle mi yapardım diyorsun. Kırılıyorsun. Zamanla sürekli sen bir şey yapmak yerine sana nasıl davranıyorlarsa öyle davranmaya başlıyorsun. Acı da olsa öğrendim bunu. Kaleminize sağlık. Umarım hayatımızda hep "iyi ki" dediğimiz insanlar, olaylar olur.
    Sevgilerimle, Cansu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel bir dilek :) Umarım hayatımız iyikiler üstüne kurulsun.. Düştüğün zaman elinden tutsun sırtını sıvazlasın istiyor sanırım insanoğlu. Yarım kalmışlıklarla dolu olan yanlarımız..

      Sil
  2. Söylediklerinin üzerine, sağına, soluna söyleyebilecek hiçbir sözüm yok benim herşeyin nokta atışı çünkü. Ve en çok "Karakter icabıda bazı insanlar hüzüne daha elverişlidir dostlarım." cümlesine tamamım. İşte bizim olayımız bu, acı çektiğimizden değil yazdıklarımız hüznü sevdiğimizden..
    Yazılarına hayran olduğumu defalarca belirtmeme rağmen tekrarlayacağım. Tüm kalbimle okudum, hissettim.. Yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim sana olan hayranlığım peki:) teşekkür ederim akelam. Biz hüznü seven kaybolmuş çocuklarız :)

      Sil
  3. Şu yazına hayran kaldım doğrusu, iki kere de baştan aşağıya okudum. Benim karakterim de melankoliktir ve bunun sebebi çevremdekiler. Ama yazarken hüzün ağır basar benliğimde, her gün acı çektiğimden falan da değil. Genelde isyanlardan bulur yolunu. Ne diyeyim müthiş anlatmışsın. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne diyeyim müthiş anlamışsın :) teşekkürler kısacığımm güzel yorumların için.

      Sil
  4. kalemin ne güzelmiş Zokagum! keyifle okudum... hüznü def et ama yaa... doğru diyorsun tespitlerin güzel ama rahat ol rahat :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hüzün kalemi konuşturur 🙈 teşekkür ederim 🌹 hayatımızdaki tüm hüzünler yok olsun dileğimle 😚

      Sil
  5. " .... hakiki hüzünün ne demek olduğunu bilirler........ "
    emeğine ve yüreğine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler sevgili didemika 👸🏻

      Sil
  6. hüzün sakin bir dosttur.Oradadır varlığı bellidir ama sessizdir.Keşke bende kaçabilsem buralardan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bulunduğu yeri sevemiyorsa insan bu sanırım en huzursuz durum. Umarım karşına güzel ve hayırlı fırsatlar çıkar ve huzur bulduğun yerde huzur bulduklarınla olursun ☺️

      Sil