22 Mart 2016 Salı

Persepolis




Hiç ikilemde kaldınızmı ?
Asla tam olarak bir tarafa ait olamadığınızı hissedip bu yüzden suçlandınız mı ?
En sevdiğim dayım bana hep 'sen camiyle kilise arasında kalmış bir şaşkınsın' derdi.
Sanırım bu filmde benim gibi şaşkınları anlatıyor.
Böyle insanları nehre benzetirim.
Bir nehir düşünün iki karaparçasını birbirinden ayırıyor. Ama asla tam anlamıyla ikisinede ait olamıyor. İki tarafta ondan yararlanırken bir öbürünü beslediği için eleştiriyor.
Dostlarım filmden mükemmel bir performans beklemeyin. Lakin film benim için çok şey ifade ediyor. Çünkü bu yapım  bir dönemin siyasetini içinde bolca eleştiriyle harmanlayıp ikilemde kalan bir İran kadınını hem etkileyici hemde eğlendirici bir dille siyah beyaz animasyon olarak anlatıyor.



Anlayacağınız bu film beni çok konuşturur.









Persepolis, 2007 yapımı Marjane Satrapi'nin aynı ismi taşıyan ve çizgi roman olarak yazılmış otobiyografisinin sinemaya uyarlanmasıyla yapılmış animasyon filmi. Film ABD'de Aralık 2007 yılında gösterime sunulmuştur.
Film siyah-beyaz olarak orijinal kitaba sadık kalınarak yapılmıştı
1970'lerin İran'ında, Marjane adındaki küçük bir kız çocuğu bütün o değişimi gözlemlemektedir: devrim, şahın devrilmesi, ailesinin mutluluğu. Marjane büyüdükçe yeni İran hakkında fikir sahibi olmaya başlar ve hayatın sandığı gibi toz pembe olmadığını fark eder. İdealist ve isyankar bir karakteri olan Marjane için İran hiç de ona göre bir yer değildir.  Bu mevzuların tamamının harmanlanmasıyla oluşan bu yapım bir başyapıt olmasada kesinlikle 95 dakika ayırmanıza değecek bir film diye düşünüyorum.

İzlediğim en iyi ve etkileyici politik yapıtlardan biri kesinlikle, tarafsızlığı tartışılır elbette.Politik olmasına rağmen içinde sıkılmıyorsunuz yeri geldiğinde kahkalarla boğuluyor kimi zaman duygulanıyorsunuz her tür duyguyu içinde barındırıyor ve bunları yaparkende tarihe ufak çaplı bir yolculuk yapıyorsunuz.





.







Film için kuvvetli eleştirilerde var elbette;
İran devrimini anlatırken oldukça taraflı olunduğu kesin.. Müslümanlığa bir çok taş atılıyor ve bu hoşuma gitmedi..
diyenler ve beraberinde
Iranda geçen bir hikayeyi fransizca anlatmasiyla daha basindan ne kadar tarafli ne kadar kapitalist ve irkçi bir yapim olacagini gösteren islam ve inanç düsmani rezalet görüntüleriylede çöp niteliginde bir animasyon.


gibi sert eleştirilerde aldı. 
Sizin fikriniz ne olacak bilinmez ama izlerseniz benide unutmayın. Çünkü bu kült film benim için oldukça önemli bir yerde.

iyi seyirler..




22 yorum:

  1. Çok çok sevdiğim filmlerden biri. Ne güzel şimdi yeniden karşıma çıktı, sayende. Sert eleştiri yapanların açık biçimde belli bir ideolojiyi savundukları için objektif bakmadıklarını düşünüyorum. Gece gece nereden aklıma getirdin? Bulup izlesem mi diye de ayrıca düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. objektif bakıldığında takdire şayan bir yapım. Kesinlikle benimde çok çok sevdiğim filmlerden biri. :)

      Sil
  2. Merhaba, bende izledim persopolisi hemde birkaç defa bana görede çok iyi bir animasyon. Sizde çok iyi anlatmışsınız. Kaleminize sağlık. Sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için asıl ben teşekkür ederim zehra hanım, siyah beyaz olmasının yanında eğlencelendirirken düşündürmesi, tatlı sert eleştirileri sayesinde kesinlikle kaliteli bir yapım dedirtti bana :)

      Sil
  3. Film mükemmel bir bakış açısı ile ve olabildiğince tarafsız bir gözle anlatıyor olanları. Daha nasıl anlatılır ki. Benim için başyapıtlardandır. Zokagum çok teşekkürler paylaştığın için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 95 dakikaya sığdırdıklarıyla oldukça anlamlı bir film. Bende sizle aynı fikirdeyim :) yorumunuz için ben teşekkür ederim ufuk hanımcım :)

      Sil
  4. Bu filmi neden ben duymamışım ben...
    Tavsiyene sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım beğenirsiniz :) yorumlarınızı beklerim 💗

      Sil
  5. Merhabaa :) yolumun kessitigi bir blog daha ve iyiki dediklerimden biri daha :) film çok dikkatimi çekti bu yorumu filmi izledikten sonra yenilemek istiyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar funda, güzel yorumun için çok teşekkür ederim :) yorumlarını heycanla bekliyor olacağım 💗

      Sil
  6. Hiç duymadım, izleyebilirim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım beğenirsin goncam 💗 yorumlarını bekliyorum☺️

      Sil
  7. Merhaba lar, blogunuzu yeni keşfettim takibe alıyorum bloguma da beklerim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. merhabalar, hemen geliyorum :)

      Sil
  8. Bende çok severim :) denk geldi bu aralar çok sık düşünüyorum arada kalmışlığı. Doğduğum büyüdüğüm şehir ile ruhumun hiç uymadığını hissettim hep. Küçükken mesela etrafımda daha çok kitap okuyan insanların olmasını isterdim.. Şimdi ise farklı konularda araftayım. Belki de kabullenmek en iyisidir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asla kabullenme. Kabullenmek kolaya kaçmak demek. Ve bence sen okuduğum ve gözlemlediğim kadarıyla gayet güçlü birisin. Şuana odaklanma her ne istiyorsan eninde sonunda seni bulacaktır. Sen vazgeçmeyince sanırım o pes ediyor :)

      Sil
  9. Zoka kardeş benim safım belli .Çok ikilemde kalmıyorum.Ama toplumun beni yerleştiremediği ,konduramadğı durumlar oluyor tabii:)))Bu toplumun sorunu benim değil.İlginçtir ki,bugün bizim için sorun olan mesele yarın çözülebiliyor.Rahat olmak ve umutsuzluğa düşmemek lazım.Başka açıdan bakmak ve takılmamak,hayattaki eksi -artı dengesini kurmak lazım.Mutluluğun formülü ise artılarının çok olması.Anladın sen onu😉😘

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ablam maşaAllah senin çok sağlam bir psikolojin var. Dimdik ayakta durabiliyorsun. MaşaAllah gücüne, sabrına, direncine 😚 veridiğin akılları not ediyorum. Haritam oluyor. Teşekkürler ablam.

      Sil
  10. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil