20 Mart 2016 Pazar

Big Eyes

Sevgili dostum ; shemellon da önerisi üzerine,
Big Eyes filmini izledim..
Filmin müziği ruhumu okşuyor.


Filmin yönetmeni Tim Burton -Yinemi Tim Burton demeyin denk geldi :)- Bu filminde bizi önceki filmlerinde taşıdığı hayal dünyasının dışında bir yerde ağırlıyor. Türü değiştiriyor ve biraz daha biyografik olaylara geçiş yapıyor. Bir röportajında Margaret’a olan hayranlığını dile getirmiş ve “Benim yarattığım çocuk karakterlerine çok benzer bir hayal dünyası var” demiştir. Bugün 80 yaşında olan Margaret Kean’in kendinden dinleyip öyle kaleme alıyor. Ve ortaya akıcılığıyla büyüleyen bir yapım çıkarıyor.
                                 

1927 doğumlu Margaret Keane, çok bilinen ve kullanılan "gözler ruhun/kalbin aynasıdır" deyişine tam oturan portrelerin ressamı. Özellikle çiçekler arsında ya da elinde çiçek demeti, kucağında kedi veya köpekle resmettiği kız çocuklar, saflığın / gamın simgesi portreler olarak dünyanın bir çok yerinde rağbet görmekte...Evlerin duvarlarında, motorlu araçların uygun yerlerinde, dükkanlarda ve benzeri, görülebilecek köşelerde karşımıza çıkıyorlar Ancak Keane'in resim sanatına büyük bir katkısı yoktur. Hatta kimi eleştirmenler, resimlerini kötü bulmuşlardır. Peki, Tim Burton ressamın biyografisiyle neden ilgilenmiş? Çünkü Margaret Keane, erkek (koca) hegemonyasından kurtulmuş ve adaleti arayan bir kadın olarak tarihe geçmiştir.






1950’li yıllarda çizdiği kendine has iri gözlü çocuk tablolarıyla tanınan Amerikalı ressam Margaret Keane’in, eşi Walter Keane ile yaşadığı güç mücadelesini beyazperdeye taşıyan film, Keane çiftinin aralarındaki iktidar gerginliğini konu alan biyografik bir uyarlama. Karısının göze çarpan yeteneğini ve ortaya koymuş olduğu orijinal eserleri satış stratejisi adına sahiplenen Walter Keane, para ve şöhreti yakaladıktan sonra eşi Margaret'ı gölgede bırakır. Yaptığı tabloların birisi için bile "Benim tablom!" diyemeyen Margaret, kocasının baskına karşı çetin bir savaş verecektir. Tim Burton' ‘Ed Wood’dan sonraki en kişisel filmi” olarak yorumlanan filmin başrollerini Amy Adams ve Christopher Waltz paylaşırken, senaryo Scott Alexander ve Larry Karaszewski'ye ait.



Nihayet denilen sonuca varılır. Peki burada kim suçlu? Walter mı? yoksa Margaret mı?Aslında her ikisi de. Sahterkar olduğu ve başkasının işlerini kendi gibi gösterdiği için Walter kötüdür gözümüzde. Ama, Margaret’ın da bütün bunlara göz yumması, kazanılan paraları alması ve en önemlisi de bu adama iş üretmesi, onu da suçlu gösterir bir yerde.



Big Eyes, bol sanat içeren ve iyi-kötü kavramlarını güzelce harmanlayan bir yapım. İyi eleştiriler almış ve oldukça beğenilmiş olan filme göz kırpın ve listenize alın. En azından bu tarz konuları seviyorsanız ve ilgileniyorsanız bu film tam size göre. Müzik seçimlerinin de çok başarılı olduğunu düşünenlerdenim.


İyi seyirler :)




Filmin müziğini buraya bırakıyorum dostlarım..



4 yorum:

  1. Filmi çok çok beğenerek izlemiştim. Senin snlatımınla bir daha izlesem fena olmaz. Tablolar müthiş değil mi? Evimde onlardan bir tane olsa bayılırdım. 😊 💖 Gerçek hikaye olnası zaten muhteşem

    YanıtlaSil
  2. kesinlikle tablolar müthiş, müziği müthiş, oyunculuk müthiş :) tavsiyelerini seviyorum biliyorsun :)

    YanıtlaSil
  3. Selamlar, filmi çok sevdim. Konu itibarıyla da çok çekici, gerçek bir öykü ve sanat camiasında aslında halen yaşanan şeyler...Ama Tim Burton ismi olunca insan biraz daha fazlasını bekliyor galiba. Biraz kendisi için hafif kalmış bir film. Fazla naif ve Tim Burton ismi altında eziliyor sanki. Tim Burton beklentiyi yükseltiyor sanırım mesele bu:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selamlar aslı hanımcım, Ed Wooddan tam 21 yıl sonra bir biyografi filmi daha çekmiş Tim Burton bu iki film çok güzel olmasına karşın, insan yinede hollywoodun en yaratıcı yönetmenlerinden olan Timden farklı şeyler bekliyor olabilir :) Hayalgücüyle bütünleşmiş bir tarzı var açıkcası kafamda. Bu tarza cok aykırı. Dediğiniz gibi mesele Tim Burton olunca beklenti oldukça yükseliyor :)

      Sil