18 Ocak 2016 Pazartesi

Valla tartıldıktan sonra sana hak verdim bende kendimi arkadaş olarak görüyorum.


Herkes de biraz şair değilmiydi aslında ? 

'Bir odadayız milena. Birbirine bakan iki kapının ardındayız ama ayrı ayrı. Biri açacak olsa diğeri hemen ürküp kapıyor kapıyı.. Halbuki bu iki kişi ürkeklik olarak bu kadar benzemeseler, biri diğerine hiç aldırış etmese açsa kapıyı çıksa dışarı odayı düzenlese. Ama hayır o da en az diğeri kadar ürküyor ve saklanıyor kapısının ardına ve o güzelim oda bomboş kalıyor ortada.'
Kafkadan Milena'ya mektuplar.


Sana inanmasaydım, ilgilenirmiydim seninle? Denizin dibindeki avuç  içi kadar yer suyun baskısına nasıl dayanıyorsa, sende öyle dayanıyorsun bana. Yaşam rezillik aslında, midemi bulandırır hep; yaşamla başa çıkacağımı insanlara dayanabileceğimi ummazdım bugüne değin, utanç duyardım bundan ötürü, ama sen, bir şey öğrettin bana şimdi, dayanılmayacak gibi olan yaşam değilmiş meğer.
'insanlarmış'
Franz kafka

İlk gün.
Onu düşünürek geçirilen dakika sayısı (1225 )
'Herşeye ağlıyorum.
Benim kalbim ağrıyor. Sığamıyorum dünyaya.
Haksızlığa uğradım tamam, ama bunu yaşayan ilk insan ben miyim ?'


Masallardaki yada filmlerdeki düğünlerden çok, ordaki aşka özendim.  Mesela barfideki aşka. Hani filmlerin fantastik bir yapısı vardır ya her filmde bilirsin aslında o olay filme özeldir. Sahtedir bişeyler hep hissettirir. İçinden 'buda ancak filmde olur be' dersin. Ben barfideki o aşka çok inandım.
Kesinlikle 'beklediğim bu aslında' dedim.

Yinede herkesin kuytularda saklanan bir premsi vardır diyerek asıl konuya dönelim. Dikkat ettiğim ve verdiğim taktikler doğrultusunda çoğu erkekte, premses kızlardan hoşlanıyor.
 Ben koala olmayı tercih ettim. Zaten prems bir erkeklede hayatımı geçirebileceğimi hiç düşünmedim.








Bu bedbahtlıkla bu gudubetlikle banada gelse gelse böyle bir prems gelir. 

Bugün size inandığım o maşuku kısaca anlatmak istiyorum.

Yorulmak istemiyorum, saçma krizlerden, yalandan oluşan kibarlıklardan, sahte tavırlardan tiksiniyorum. Görgüsüzlükten, aptal zenginlikten, aşırı eziklikten sıkılıyorum. 
Orta şekerli olmasına karşın herşeyi çokça seven biri olmalı, en çokta insanı. En çok eğlenmek istiyorum. Evet tamamen eğleneceğim bir erkek arıyorum. Çünkü bu yol yeterince dert sunacak bize.


Bu gecede sana mutlu uykular dileyerek herşeyimi sana veriyorum bir solukta! Benim mutluluğum sende erimektir.



Oturup tanrının birşeyler yapmasını beklemeyin..
Kim bilir?  belki, tanrıda bizim birşeyler yapmamızı bekliyordur!

Yaralanmayı kabulleniyorum ama bu yaradan doğabilecek öfkenin ruhumu bütünüyle ele geçirmesine, beni ve sevdiğim herşeyi yok etmesine izin vermiyorum. Merhamet benim ödevim ve ödevime kendimden başlıyorum. Hak etmediğim eleştirileri, kendimi tümden geçersiz kılan toptancı söylemlerimi bırakıyorum. 'Benden bir şey olmaz' diyemem artık, çünkü bir gülümseme bile hayatta birçok şeyi yerinden oynatır. Ufak bir iyilik, sökün edebilecek bir dizi kötülüğü önleyebilir. Şimdi iyilik vakti: Ey nefsim, bugüne kadar yaptıklarından çok daha iyisini yapabilirsin.

Seni affediyorum.





not: Gönül telinize kuşlar konsun efendim.


















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder