2 Ocak 2016 Cumartesi

'iş kadını\kız arkadaşı karışımı muhteşem bir melez olmalıyım'










Son bir kaç gündür telefonum 'Flört savaş kumandanlığı'. Tüm dostlara taktik vermekten iflahım kesildi. Allahtan biride demiyorki 'Bu malın sıfır aşk hayatı var, biz neden bundan yol haritası istiyoruz' 

Onlar birşey demeyince bende usta bir güzin abla gibi davranıyorum. Enişteleri parçalara bölerek, lime lime doğrayarak, tepeden tırnağa analiz ediyoruz. Bazı konulara fazlaca vakıf olmadığım ve okuduğum kitaplardada işlenmeyen bir tema olduğu için o topu hemen en yakın kankime atıyorum. 
'Onunda başına böyle bişey gelmişti, dur onu arayalım.'  şeklinde tökezlediğimde, ufak çaplı hile hurdayla bilgeliğimden sıfır kayıpla yola devam edebiliyorum.

Yine geçen bizim mavilerden kıymetli premses, 
Çok sinirliydi. Çünkü acil arama hattı meşguldü. Buda onun düşüncelerinin çığ etkisi oluşturmasına izin vermesine ve siktir et kitabında dikkat çekilen  küçük olayları büyük felaketler gibi algılamasına sebep olmuştu.

Telefonum meşgul olduğu için yeterince küfür ettiğini anladığında ve sıra bana geldiğinde boşa stres yaptığını aşk geldiği zaman önünde kimsenin duramayacağını anlatmaya çalıştım yada buna benzer şeyler zırvaladım.

Bu gece hamsinin evinde buluşmak üzere anlaştık. Dün gece tüm konuları telefonda tekrar masaya yatırdık, yetmedi gruptan olayları eleştirdik.  İşler yolunda gibi görünüyor. Şimdi bir an önce rivrivi arasam ve ona aslında aşk hayatının iyi gitmemesinin mantıksal bir kaç sebebini söylesem ve aslında herkesin hayatında sorunlar olduğunu farketmesini sağlasam iyi olacak.

Ahh kızları çok seviyorum. Onlarla olduğumda çok nazik davranmak zorunda olmamak çok rahatlatıcı.
Güvende hissetiren bişey var onlarda. Gözgöze gelmemiz bile yetiyor. Anlaşma dilimiz çığır atladı.



Bazen üzülmeye bile zamanım kalmıyor. Boş durup düşünmem gereken o kadar mevzu varken ben habire bir yerle yetişmeye çalışıyorum. 
Dün gittiğim hamam keyfinden sonra kesinlikle bugün evde kalıp biraz çalışıp, bişeyler okuyup, düşünmem gereken şeylere vakit ayıracaktım. Ama bizimkiler yine 'dinlenmemiz gerek, kafamızı toplamamız gerek' diyerek 1500 kez düzenlenen harti parti etkinliği için arayınca gitmemek olmazdı. Kalktım herşeyi bıraktım. Sanki haftalardır gezen ben değilmişim gibi, sanki çok derdim varmış gibi, hazırlanıp eğlenceye gitmeye karar verdim.
Yinede kafamdaki şeyleri bırakmış değilim vaktim olduğunda yine düşüneceğim. 

Dün kuzenimle gittiğimiz hamam keyfinden sonra daha bir yıl depresyona girmem gibi geliyor. 
Ayaklarınıza 3 tl şu masaj, 5 tl kafanıza bu masaj, 25 tl peeling, ahanda jakuzi, buhar odasımı la o..
diye diye hamamdaki her etkinliği inceledik.

Her türlü masaj ve peeling uygulamasını yaptırdıktan bundan sonra sıksık geleceğimiz konusunda birbirimizi ikna ettikten ve cebimizdeki olanı biteni hatunlara bayıldıktan sonra keyfimiz dört beşlik evimize geldik.

Sıfır stres yumoş pamuk gibiyken bile yine bir planın içindeyim.
 ...


Aşk hayatımdaki gelişme bölümünü size şöyle özetleyeyim.

08.55 Her neyse, saplantılara kapılmamalıyım, fazla hayal kurmamalıyım.

09.00 Acaba düğünü eskihisar tarafındaki o yeşil alandamı yap... Aaa!

İşte aşık olmaya başladığımda yaşadığım dram bundan ibaret. Nerdeyse niyeti belli etmek için ilk buluşmada garsona 'beyfendiye tuzlu kahve' diyeceğim diye korkuyorum. 


Umarım bu yıl bana güzel bir ilişki, güzel dostluklar, güzel bir işe aynı anda sahip olunabileceğini gösterir.

...



'Boş boş seviyorum demekle olmaz;

Göstereceksin sevdiğini, Hissettireceksin..
Yapamıyor musun! O zaman yoldan 
çekileceksin'

Can Yücel

Sen ya ne istediğini bilmiyorsun mağarasındaki adam yada çok iyi biliyorsun. 
Hoş zaten bende..

'Çok mu sevmiştin?'
'Bilmem. Ben sevmesini bilmiyorum heralde. Kimi sevdiysem bana düşman oldu. Hadi kalkalım.'


Kafasındayım. Yinede ne zaman bu sefer farklı olacak desem hiç farklı olmuyor.

'Bayım; bu gidişleriniz beni şair sizi şiir yapacak.
Sevmesini ya sen bilmiyorsun yada ben. Ben herşeyimle hap hazır karşındayken görmüyor musun? Görmek mi istemiyorsun?
Bir şey söyle. Hayatım boyunca sessizlik bu kadar sağır edici olmamıştı. Rüzgarın esişi senin nefesin. Boğazı getiriyorsun bana. Ağır ağır akıyor zaman. Zaten bana kalsa durdurum bende kaldığın zamanları. Bacaklarım titriyor, denizin tuzu dudaklarımda, kirpiklerimde, parmak uçlarımda.. Sonra ellerin geliyor. Yerde miyim sevgimin onca ağırlığıyla, yoksa göktemiyim hafifliğinden ruhumun. Kim olduğunu unutunca mı sevmek olur yoksa kim olduğunu bulunca mı ? '

4 yorum: