11 Ocak 2016 Pazartesi

Herşeye kader diyemezsin bazıları senin b*k yemen.


'Neşeli, eğlenceli, çekici, azimli pembe bir koala'
olduğum doğrudur.





     






























Neden koala sorusunuda bu resimler cevaplamıştır umarım.


  Dünya üzerinde yapmaktan en çok keyif aldığım şey kendi işim sanırım. Herşeyi detaylı düşünen biri için fazlasıyla yoğun bir meşgale işim ve sürekli öğrenmeyi içeriyor. Ticaret dünyası o kadar komik ve eğlenceli ki, ben ilk burda dedikodu yapmaya başladım desem yeridir. Hangi firmanın çeki dönmüş, hangisi batmak üzere, hangi pazarlamacı dolandırıcı, herşeyi anında öğreniyorsunuz. Bilginiz olmadığı taktirde gelen satışçıyla vb kişilerle muhabbet edemiyorsunuz. Çünkü tek ortak nokta ticaret, bu yüzden piyasaya dair şeyleri bilmemiz gerekiyor . Elbetteki bizde gündemi takip ediyoruz. İlk bu dedikoduları çok sıkıcı bulup sıkılırdım. Şimdilerde ağzımın suyu aka aka dinliyorum. Ticaretle ilgili çok şey öğretti bana işim. Hatta bir gün zengin olabileceğime beni inandırdı.

Çalışmaktan o kadar keskin bir haz alıyorumki masanın başına geçtiğimde ne derdim kalıyor ne sıkıntım. Ama burdada sorunlu iş olduğunda her hücreme tesir ediyor.
Evime, özel hayatıma hatta uykuma bile yansıyor. Dönen çekleri gece rüyalarımda gördüğüm oluyor.

Oysaki ben pembe düşleri tercih ederdim.

Şimdi ben bunca yolu bir hiç uğruna yürümüş olamam. Bunca uğraşı bir hiç uğruna vermiş olamam. Para kazanmak için çalışan biri değilim. Para çok güzel bir ödül fakat çalışmak, bişeyler başarmak benim için eşsiz bir haz.


...

Haleti ruhiyeme gelecek olur isek ezizim.

Bugün biraz döküğüm. Bir parça kırık, bir parça kızgın..
Belkide hüsrana uğramış.
Beklentilerim başıma yıkılmışta olabilir.
Bazı şeyler..
İçime dokundu,
Ağlayamadım,
Anlatamadım da...
Beni hep bilmediğim yerlerimden kırıyorlar. Beni hep uzanamayacağım yerlerimden yaralıyorlar.


Ama yinede umutluyum. Çünkü göğe bakıyorum.
Çünkü biliyorumki her hüsranın arkasında müthiş bir ödül geliyor.
Bir yandan üzülüyor, bir yandan gelecek olan ödüle hazırlanıyorum.

'İyileşmek mi?
Ama ben hasta değilim ki,
kırık döküğüm.
Aynı şey değil, anlıyor musun?'
Frida Kahlo



'Eğer beni sevse bir şeyler yapardı.'
diye düşündü adam.

'Eğer beni sevse bir şeyler yapardı.'
diye düşündü kadın.

-SON-


Birşey sadece bir adım. Bir 'seni seviyorum'. Bir 'seni özledim.'
Nereye çıkacağını bilmediğin bir yolda fenersiz yürümek o kadar tehlikeliki. Tek bir adım bunca zamanı sıfırlayabilirken, sevgisinde ketum bir adamı sevmek istemem.



Ve zaman geçtikçe anlıyoruz ki, insan kendisine bir şey veremediği zamanlarda kendi kendine yabancılaşıyor. Sahip olamadığımız her şey bize sahip olur. Bu yüzden bir armağan, bir tebessüm, bir mutluluk vermeli insan kendine. Ruhuna, vücuduna, zihnine iyi bir şeyler vermeli. Yol boyunca durmayan gezgin çabuk yorulur... İnsan bazen kendisini köşeye çekip dinlenmeli, ruhunu hissetmeli.


sevgili sana not:
Sevmiştin sanki. Bana hiç gelmedin ama bana öyle geldi... Hayal dünyamın gariban vatandaşıyım. Gözüme gözüme soktun yokluğunu, yine varsın dedim. Bir de hiç utanmadan, 'iyi ki' diye ekledim. Sana kızmaya hakkım yok benim; patlak bir ampulün güneş olmasını bekledim.



3 yorum: