17 Kasım 2015 Salı

Teşekkür yazısı





Stresli bir toplantıdan çıkıp bloga girdim. O mükemmel yorumları okudum. O kadar stresin hepsini çöpe attım. Yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Bir yerlerde sizi anlayan, sizinle aynı hisleri paylaşan birilerinin olduğunu bilmek enfes birşey.

Yorumlarınızı görmek beni çok mutlu etti. Yoğun tempoda çalışıyorum belki hemen dönemiyorum ama bu yazının başlangıcında iyi dilekle başlamak, mücevher kalplerinize teşekkür etmek istedim.


Dediğiniz gibi ben çok duygusalım. Ayakları sağlam yere basan korkusuz bir kadın imajının dışında kötü bir olayı anlatırken bile ağlayan bir kız çocuğuyum. Buna ben çözüm bulamadım. Teşhislerinizde çok doğru...


...
Ve bugün üzerinde biraz düşündüğüm şey;

Belkide tüm sıkıntı romantik olamamdır.

Düşününce, dünyadaki her duyguyu olması gerekenden daha ahmakça yaşıyorum. Sevgiliyle el ele gezegenlere bakarken gülme tutuyor, adam kıza gül alırken başıma ağrılar giriyor. İnandığım tek bir aşk masalı bile yok. Ve gelmiş buraya bu saatte hala aşık olabilirim fiti fitisi yapmayacağım. Sanırım ben aşkı yedim. Onuda yedim. Yoksa bu kadar nötr olmamın başka bir açıklaması olamaz.

Kısaca size mantığımdan bahsetmek isterim:
Ah tanrım, çok yalnızım. Önümde koskoca bir haftasonu beni bekliyor ve ne sevdiğim var ne de eğleneceğim birisi, Her neyse, umrumda değil. Mikrodalgada ısıtacağım harika bir pudingim var.

Mavilerden kıymetli dost aradı. Günlük rutin dedikodularımızı yaptık. Herkes hatalıymışta bi biz doğruymuşuz gibi konuşup milleti ezikledik. Tabikide en doğruyu biz bilirdik.
 Sonra 'ah şu bıyıklı ve smeil yok mu' diye geveledik. Bu olay sırasında öyle bi konuşmam varki yalnız hiçbir şey sanki rahatımızı kaçıramazmış gibi. Din-don! derken bıyıklıyla smeilin özelliklerini tartışmaya başladık, ikimizde bıyıklının ağır bastığını kabul ettik. Yinede herşey şuan hayal ürünüydü.

Bir polisle olmanın neresi güzel anlamıyorum. Geçenlerde sahip olduğum arabanın markasını belirtti hiç görmediği halde... Ya beni kekledi yada polis olduğu için bunu bildi bilmiyorum. Ama ben bu olaydan çok tırsttım. Ve o zaman için benim aklıma gelen ilk şey kimliğim kaybolduğunda devlete cezai bedel olarak 70-75 tl civarı bir tutarı çakmıştım. Yıllardır ödemedim hala içimde bi uhtedir. Yinede ödemiyorum.
Acaba bunuda görmüşmüdür. Sonuçta yarın öbür gün eniştemiz olacak ilerde bana ne kadarda takıcı bi kız demesini istemiyorum. Oysa ki borçlarımı gününde öder, kredi kartımın gününü şaşmam demeyeceğim, sizde zaten inanmayacaksınız.

Sanırım sevgili dostumun geçmişini bizden daha iyi biliyordur.

ve not:

Buda teşekkür yazısı olsun o zaman.














































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder