28 Kasım 2015 Cumartesi

'Çünkü o asla vazgeçmedi'

Hayatimda varoldugunu bilmek bana güç veriyor. İşyerinde tam hayata küsüp 'tamam yapamiycam ben bu kadar insanla ugrasamayacağım' dedigimde, aklima senin direnişlerin, verdiğin mücadele ve bana verdiğin nasihatlar geliyor. Görme diyorum rivriv.. İnsanlari görme. Kendine bir söz verdin, tut. Yapamayacağım yok! yapacaksin deyip toparlaniyorum. İşyerine enerjik gidiyorum arada enerjim düştüğündede aklima hemen senin bana söyledigin sözler geliyor ve ben bir kez daha senin hayatimda olduğuna şükrediyorum. İyiki varsin ve iyiki en yakınımsın.

rivrivden bir iki dakika önce gelen mesaj:


  '  Ah küçük kız şu hayatta bir yer edinmek için hayallerim için verdiğim mücadeleleri o kadar iyi biliyorsunki. Bana attığın bu mesaj herşeyden daha özel ve güzeldi. Çünkü verdiğim mücadele katettiğim yolu, yoluma engel olmaya çalışan dikenleri hepsini sende gördün. Bu yolda hep yanımda dizimin dibinde oldun. Beni tüm kardeşlerim gibi hep taktir ettin. Bu yüzden sen hem kardeşim, hem ablam, hem dostum oldun. En çokta ağladığımda yanımda oldun. Ne zaman savunmasız kalsam ne zaman çirkin olsam, çirkin bişeyler yapsam hep sana  geldim. Sense bunları asla kullanmadın pirim yapmadın hatırlatmadın bile.. Yanında çıplak olmama hep izin verdin. Savunmasız kaldığımda bana asla vurmadın.
 Allaha yemin olsun ki seni kendim kadar seviyorum. '


...


Dün spora başladım. Sanki 1500 yıldır yürümüyorum.15 dakika hızlı yürüyim dedim. Ayaklarım resmen titredi. Her yere arabayla gidiyorum sabahki servis mesafesi dışında yürüyebildiğim hiç bir yer yok.
Bu yüzden spor iyi geldi.

Yalnız kapıdan bi girdim ;

Bu salon yıllardır zayıflamak istediğimde geldiğim yerdir. Kürkçü dükkanı misali dönüp dolaşıp hep buraya geliyorum.

Salonda akşamları az bayan oluyor. Toplamda 10 kişi çalışmaya çalışıyoruz, yaptığım spordan hiç birşey anlamıyorum doğal olarak. Ha bire etrafımdakileri gözetlemekle meşgulüm, oradan buradan ne p*çlik çıkarsam diye düşünmekten kanser olacağım yemin ederim.

   Sonra bu ay dip boyamı yaptıracağım paramıda spora yatırdığım aklıma geldi. İçim sızladı. Hayri beni yine kandırdı. O salona göre çok güzel bir indirim yaptı fakat gitmeden bir aylık yazılacaksın zoka diye kendimi uyarmıştım. Hatta içimden hayri bana ısrar ederse ona şunları diyeceğim diye kafamda hayriyle konuşmuştum. Çünkü üç ay gidermiyim hiç bilmiyorum, kendimede hiç güvenmiyorum. Sanki bunları düşünen ben değilmişim gibi indirimi duyduğum anda kartı hayriye teslim ettim. Birde iyi bir indirim aldım diye abimi ezikliyeceğim düşünüp nasıl seviniyorum. Spor boyunca onu nasıl aşağılayacağımı düşündüm. Arabaya biner binmez 'ne kadara yazıldın keko?' dedim aynı tutarı söyleyince hayrinin üzerine kaynar su döküp, salonu yakmak istedim.


Ve bu mesele aklıma gelince gerçekten spor yapmalıyım dedim sonuçta kuaför paramı bile bu aptal salona verdim. Aletlere konsantre oldum ve bir buçuk saat spor yaptım.

Ben canım sıkıldıkça saçımla oynuyorum. Saçımı sevdiğimden değil çünkü kendim acımasızca ve tamamen asimetrik(bunu bizim kızlar iyi bilir. sakın gülmeyin rivriv ve  niko)  kestiğim günleri bile hatırlarım. Sonrasında kuaföre düzeltirme çabalarımı ama ne zaman bunalsam saçıma bişey yapmak istiyorum. Geçenlerde yeni saçımı boyamışım nasıl mutsuzum ama ne yapsam geçmiyor. Ee bir hafta önce sacımı boyadım boyatamamda gittim bizim arkadaşa ' kanka saçıma mavi at ' dedim. sonucuna çok güldüm. Ama yinede can sıkıntım geçti.

Bu ay böyle bişey yapamayacağım. Üff evlenseydim böyle bir derdim olmazdı sonuçta kocamda benim güzel olmamı isterdi. ' Al, al bunları git ne istiyosan al bebişim' derdi.
Bence derdi.
 Demezmiydi ?
Duyuyorum ne dediğinizi!


Bu salonda bir zamanlar erkeklere spor yaptıran bir eğitmen bey vardı. Yaklaşık 1.90 boyunda. Efendim bu bir dönem benden hoşlanmış ama ben durumun farkında bile değilim salondaki sıfır benden kızlar varken niye ben modunda düşüneceğim için çocuğa bakmıyormuşum bile. Neyse bu bir zaman sonra bana açıldı. Kalp krizi geçirecektim. Sonuçta tüm kızlar ona hastaydı kimseyle konuşmuyordu. Neyse efendim bu benden hoşlanıyor diye ben bir süs püs.. Topuklu ayakkabılarla salona gitmeceler makyaj tam takır salonda durmacalar. Havam binbeşyüz.

Ama nasıl hayran hayran bakıyor dolabın anahtarını hocalar bize veriyor. Bu aşık aşık bakıyor bana o küçücük aralıkta. Sonrasında yağan uzun çok güzelsin mesajlarını saymıyorum. Neyse bende baya kilo verdim bununda sayesinde ama hala yeterli değil sonuçta bir spor eğitmenin eşi olmak istiyorsam sıfır beden olmak zorundayım. Her ne kadar bayan erkek ayrı olsada bayanlar cıktıktan sonra salonu kontrol etmeye erkek hocalar giriyordu.
 Vücud ölçülerimizin yazılı olduğu kağıtlar var küçük bir bölümde durur. Ben her akşam onu saklardım gelip bakıp hayal kırıklığına uğramasın diye. Yinede benden o kadar memnunduki belkide hayatımda daha önce benden bu kadar memnun biriyle tanışmamıştım. Bazen anahtar alırken sohbet etme şansımız olurdu.  O küçük sohbette bile salaklıklar yapardım. Onları bile memnun karşılardı.
Bu öyle bir hiski hep güzelmişsin gibi hissediyorsun. Onun sana o derece hayran olması seni daha da güçlü kılıyor. Ben bu hissi çok seviyorum.

 Olmadı ama o zaman ne sebeble deseniz bende bilmiyorum. Bir ilişkiye belki hazır değildim. Belki benim aradığım o değildi. İstemedim.

 Bu anı geldi dün aklıma...
 Ve şimdi o vücud ölçüsü listesini ilk sıraya koydumki sabah gelen kızlar beterin beteri olduğunu görüp mutlu olsunlar.


Geçenlerde nişanlanan bir arkadaşım vardı. Nişanlısıyla fotoğrafının altına 'Çünkü o asla vazgeçmedi' yazmış.
Tüm demek istediklerimi bir cümleye sığdırmış. Bu hatun daha öncesinde birini çok seviyor çocuklada akrabalar. Çocuk buna ilk pas veriyor sonra bir anda vazgeçiyor. Bu yıkılıyor depresyon süreci derken bu çocukla tanışıyor. Çocuk nasıl romantik mesleği gereği buna küçük kelepçeler yolluyor mektuplar eşliğinde. Annesine böyle mükemmel kızınız var diye çiçekler falan. Kızda tam premses. Bendeki hanzoluğun milimi yok.
Bu hikayeyi ve o cümleyi görünce hala umut var dedim. Ama cümle benim kalbimden geçendi. Kafamdaki erkek beni bırakmayacak biri olmalı dağ misali. Mesela insanın ailesi bırakırmı ? Sevgili dediğinde öyle olmalı. Bir bittiye bir hadi gite bitirmemeli herşeyi. Gerekiyorsa kapısının önüne gelmeli. Ben erkek olsam kesin böyle bi hanzo olurdum.

İstediğim tamda benden asla vazgeçmeyecek biri.


ve....








































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder