5 Kasım 2015 Perşembe

Bir treni kaçırmak, ancak peşinden koşarsanız acı verici olur.






'Savaşçı sakin bekler, hiç bir şekilde düşmanına sataşmaz. kendi yeteneklerinin farkında olur ve kendine odaklanır.' (Bu yüzden; nasıl daha iyisini yapabilirim ? nasıl daha iyi olabilirim?)



YAPMAYACAKLARIM;


Aşık olunca kendimi duvardan duvara vurmayacağım.
Şunlara asla para harcamayacağım: Cips, kola, çikolata asla giymeyeceğim renkte kıyafetler ve şallar
Evde ve ofiste acayip hareketler yapmayacağım. Biri sürekli beni izliyormuş gibi davranacağım.
Kazandığımdan fazlasını harcamayacağım
Şu tiplerle yan yana bile gelmeyeceğim: Alkolikler, işkolikler, bağlanma korkusu olanlar, kadın düşmanları, megalomanlar, her konuda aşırıya kaçanlar, duygusal anlamda kıt olanlar, beleşçiler, sapıklar..
Dinlediğim her hangi bir şarkıya takılıp insanları bıktırmıyacağım
Elde ettikten sonra soğumayacağım.
İnsanlar ciddiyken kesinlikle gülmeyeceğim

YAPACAKLARIM:


Acilen spora başlayacağım
Daha fazla para biriktireceğim
Odamı değiştireceğim
Kendime daha fazla güveneceğim
Boş olan hiç birşey için stres yapıp üzülmeyeceğim
2016 için hedeflerimi gerçekleştireceğim.
Sevdiklerime daha çok vakit ayıracağım.

Tatillerden sonra gelen şu iş günleri canın ne isterse yediğin yataktan çıkmadığın o günlerden sonra eğitimli, yetişkin tazılar gibi aniden öz disiplinimize kavuşmamız gerekme durumu inanılmaz sıkıcı.

Hoş kasım ayını çok seviyorum bunun verdiği paha biçilemez bir motivasyon olduğunu kabul etmem gerek. Her sabah bir umutla kalkıyorum  fakat gün içinde kış balinası gibi tıkınmak ve hareket etmememden ötürü zorla kendimi yine depresyona sokuyorum. Uzun zamandır kimseyle çay içmiyorum, bir yerlere çıkmıyorum. Geçen hafta kızlarla çıldırmamızı saymazsak tabi.

      Bu ara midasın kulaklarında cinayet melodileri çalabilir;
 En yakın arkadaşımın eski sevgilisi ayrılık kararını ona açıklarken direksiyonu yumruklayarak 'Sana bu aklı kim verdi. Kim? ' diye bağırmış. Yakın bir zamanda başta benim ve psikolojik danışmanımızın kafa tası cinayetine kurban gidebileceğini burdan tüm yetkililere duyuruyorum.
    Sanırım artık bizi cehennemden gelen zebani kraliçeleri sanıyor. Ki buda, büyük bir yanlış anlaşılma. Çünkü her ne kadar içimizdeki zebaniyi keşfettiysek de onu henüz salıvermiş değiliz.



Bu yılki beklentim ilişkimin travmatik sonuçlar doğurmamasıdır. Her b*ku hissettiren o altıncı hissimin Allah belasını vermesidir. Eğer kontrolü eline alır ve tam güven sağlanırsa wowowow fakat bu yapılamazsa sonuç;

Ceketini alıp çıkması bile,
Bana majör travma yaşatıyor:
Nereye ? Kiminle? Kim?

Bu yılki dileğim yakın çevrem ve ben hiç aşk acısı çekmeyelim. Çünkü ya ayrıldık, ya ayrılacağız, yada aşk acısı çekiyoruz.
Bu moddan usandım, usandık.
Ve tüm gruptaki arkadaşlarımın ve benim umarım karşısına duygusal ç*kbeyinliler çıkmaz.
Tam bir gamlı baykuş olmaktan sıkılıyorum hoş zaten bir sıkıntıyı üç günden fazla kafaya takamıyorum. Ama diğer kızlar içinde bunu diliyorum.

Beyonce çok özeniyorum çünkü sırrını çözdüm: Gücü keşfetti. jayznin, ailesinin, hayranlarının üzerindeki o gücü keşfetti. Bence insanlar mutlu insanlara hasret. İşini mutlu olarak yaptığı her günün kazanç olduğunu ne hissederse hissetsin kendi dışına çok fazla çıkarmamasındaki o güzelliği gördü. Ve bu gücü gören herkes ondan bir parça istiyor. Buda onu enfes anlamlı ve güçlü yapıyor. Yani önce üstünde güç sahibi olabileceğin doğru şey bul.. Ve sonra ah tanrım.. Benim daha kendi saçım üstünde bile gücüm yok!

Ve kendimden memnun olmayı diliyorum. Ama bunun için biraz kilo vermem gerek.  Aile perfect, İşim okey, karakter tamam, dostluklar on numara, Hayaller mükemmel ötesi.  Tek sıkıntı şu lanet olası derinin altındaki o iğrenç yağlar. Ve ben bunun için artık kılımı bile kıpırdatmıyorum.

     Cosmopolitan kültürü çocuğuyum süpermodellerle ve dergilerle travma geçirdim. Ve bu devrin çocukları olarak, vücudumuzun yada kişiliğimizin kendi haline bırakıldığında yeterli olacağından şüpheliyiz. Bu baskı yüzünden kaç randevuyu iptal etmişizdir. Bunun yerine üstü çamaşır sulu hırkamla oturup dondurma yediğim kaç günüm vardır.

Geçenlerde diyete başladım abimin doğum günü olayı çıktı. Diyet güm! Ve ben parti çocuğunun kardeşi olarak ırgat gibi çalıştım. Hayal ettimde ev kadını olsam ve bu kadar uğraşsam partiler ve günler için tüm günü etrafımdaki herkesten nefret ederek geçiririm.

Sonraki gün yine diyete başladım bir gazla firmaya limonlu yoğurt falan getirdim. Akşam eve bir döndüm pideler kolalar. Yani evren bana bir mesaj vermek istiyorda dur bakalım.


Bu yıl çook güzel geçti. Çok yol kat ettik, çok kez dünyayla savaştık çoğu at kafasını hayatımızdan çıkardık. Gelmekte olan yıldan çok beklentim var biran önce tüm hayallerimle beraber gelsin.



              'Yalnız yaşamak! ' diye bağırdım mutlu mutlu. 'Yaşasın yalnız yaşamak!'


3 yorum:

  1. Merhaba,
    Listen uzun olsa da gerceklestirmeye deger. Hayatini gözden gecirip yeni hedefler koyman güzel birsey ama bazi konularda olurunu birakmak daha iyi oluyor (en azindan ben bu sonuca vardim).

    Seni takibe aldim ve bana da beklerim... :))

    YanıtlaSil
  2. Hayata pozitif bir bakışınız var. Olayları etüt edip sonuçlara varma yönteminiz çok güzel. Fazla duygusallığınız ve iyi niyetiniz almış olduğunuz kararlarda bazen sekteye uğratıyor . Bu kötü bir durum değil sadece denge ve istikrar noktasında birazda ha mdeleci olmanız gerekiyor. Yazınızı zevkle okudum. Gönlünüze dolanların dışa yansıması
    İnşallah yorumuma kızmamışınızdır.
    Rabbim karşınıza insanların gönlüne göre bakıp hareket eden iyi insanlar çıkarsın
    İyi günler dilerim.

    YanıtlaSil
  3. Gönlünüze sağlık. teşekkür ederim yorumlarınız için ;)

    YanıtlaSil