8 Kasım 2015 Pazar

Ne olduda geldim aklına.. getiripte yorma aklını boşuboşuna ....





6 kasım..



06:00 Hani havayi fişek gösterileri ? Neden bugün resmi tatil ilan edilmedi ? Birazdan sevgili patronum beni arayıp bugün izinlisin der heralde.



08:00 İşteyim.. Bu kutsal günde bu masada benim işim ne acaba ?
şimdi sevgilim olsaydı kesin her personel gibi hasta ayağına yatıp onla kutlardık. Ne yalnızım be.. Güzel yalnızım.


12:00 Oo eski patronumda aradı. Tübitaktaki güzel gülen abide. Ne güzel mesajlar onlar, mis keyfim mis..

14:30 ... Sanırım bizim kızlar çok yoğun.. Akşam üzeri elbette ararlar.


17.30 Psikoloji pert hepsi bişeyler paylaşıyor fakat psikolojik danışmanımızın dışında tek biri mesaj atmadı. Çikolata getirin. Bu yetmez varil olsun lütfen.


18.00 'Abi biliyormusun bizimkiler beni hiç aramadı. Dışarı çıkalımmı bu akşam ?'
-Sesin çok kötü geliyor. Kızlar mı alla alla belki yoğunlardır ?
'Belkide.. üzüldüm evet. aramadı hiç biri. neyse.
-tamam akşam centerda buluşalım



18.15 zokagum facebookta Koray Avcı-Sessiz kadın'ı paylaştı.

18:20 Patron odasına çağırdı. Kesin yine sorun var. Bugün doğum günüm ama bari bugün sorunları konuşmayalım.

İYİKİ DOĞDUN ZOKA

Pembe bir pastanın etrafında yaklaşık on beş erkek bana İYİKİ DOĞDUN diyor..

İyiki doğdum be..

iyiki..

Telefon çalıyor. Aha mavilerden kıymetli dost. Yeni aklına geldik demek. Çıkış saatinde arıyosun demek..

-ifindim
-Kankaa.. Bugün minikkuşun doğum günü demek asadaffadfa(gülme)
-Yinimi iklini gildi. Bin şirkitiki kinkilirimli digim ginimi kitliyirim.
-O halde eve geçince konuşuruz.
-Girişiriz

Tabi bu esnada ağzımın yarısı yok.


19.00 Centerdayım. Herkesten tiksiniyorum.
Puzzlemın resmen ortası boş kalmış gibi hissediyorum. Günüm berbattı. Zaten yaşlanıyorum. Zaten tebessüm çizgim haritalardaki nehirler gibi.. Birde hatırlanmamak, oysa ben bugünün resmi tatil ilan edilip tüm şehirde coşkuyla kutlanacacağını düşünmüştüm.


Abim ve arkadaşlarıyla muhabbet ediyoruz. Annem aradı amcamın geldiğini söyledi eve geçicez şimdi.
Hava almak iyi geldi. iyiyim. iyiyim.


Kesin bizimkiler pasta almıştır. En azından onu yiyip mutlu olurum.

Odanın ışığı sönük annem, yengem ve kuzenim sürpriz yapacaklar sanırım canlarım benim dur içeri giriyim şaşırmış gibi yapıyım.

Oha.

Oha.


Kızların hepsi burda rivrivde.. Yanımdalar akşamın bu saati işten çıkıp onca hazırlık yapıp(kekiydi böreğiydi) araba kiralayıp yanıma gelmişler.

Kapıdan bir girişim var seke seke.. Sonra ağlama biraz, fazlaca gülme..

Allahım önünde eğilerek teşekkür ederim.



Bana verdiğin veya vermediğin herşey ama herşey için..
 Allahım yükü bölüşen bir Aileye, daima yanımda olan Dostlarıma..İsteyip, direttiğim halde beni üzmemek için bana vermediğin herşey için.
Ne kadar teşekkür etsem az.








...

Pembe balerin elbiseli, çiçek saçan anne..

Annem melek gibi..

Hayır hayır gibisi fazla o melek.
Beni en çok üzen insan için bile 'Yavrum o senden asla kötü bişey istememişki.' diyebilecek kadar melek.
Benim annem böyle derken onun annesi ve kız kardeşleri sanırım benden nefret ediyor. Sanırımı fazla nefret ediyorlar.
Bunu ilk duyduğumdaki o ağlama krizlerim geldi aklıma..
Oysa bir çok anne beni severdi.
Bir yerde bir hata yapmış olmalıyım.

Yaptım elbette..


Duygularını çok dışarı vurabilen biri değilim. Mutluluk haricindeki duygularımdan düpedüz utanıyorum.

Rahatlamak adına severek yazdığım blogumda;

Bana 4 koca senenin sonunda burada yazdığım şeyleri okuduktan sonra 'Seni bu kadar üzdüğümü, yıprattığımı bilmiyordum.' dedi.

Asla olmayacağını anladığım günlerden biriydi.
O günde, bugünde beni hiç tanımadığına üzüldüm.

Şimdi ne filler eskisi kadar anlamlı ne nurettin baba.

Hepsi usulca öldü na buramda.


yani kısacası;

ne sen leylasın ne de ben mecnun.




















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder