24 Ekim 2015 Cumartesi

Heves'in cazibesi..


     


    Birinin beni çok sevebilme ihtimali beni çok ürkütüyor. Sanırım sorumluluk almaktan korkuyorum. Hep kendime hata yapma lüksüm yok diyorum. En çok stres olma sebebimde budur. Oysaki ilişkide bunu kontrol edemiyorsun. Devreye kalp girdiği zaman ne diline ne beynine hükmedebiliyorsun. Şahsen sizi bilmemde bende öyle oluyor. Bence bu çok korkunç. Sürekli kontrollü bir insanı düşün. Sinirini bile kontrol edebilen biri. Bir anda bu yoğun duygular, kontrol edilemez bir güç ve baskı beynin cort! Mesela bir erkek hem yakışıklı hem zekiyse bide kalıplı, gözlüklü ve sakallıysa zaten ben daha konuşamıyorum. Vurun beni! sonra gelsin sen nasılsınızlar. Hoş böyle biriyle ömrü hayatımda bir kere karşılaştım.


Dürüst olmak gerekirse aşkın aptallık olduğunu düşünüyorum.
Çok entrikalı, çok taktikli.
Kızlardan akıl alsan bi türlü almasan, almadığın için ayrıldınız olur;

'ooo kıssssım, sen ona haddini bildirmemişsin kapat o telefonunu, kapat.' sevgili kız arkadaşımız bi gazla ağzına geleni sayar kapatır telefonu. Bir umut içinde telefonu açınca 1500 kere arandığını öğrenecek sanar yalvarma, sümük eşliğinde yakınma mesajlarını, umarak açar telefonu..
 Aaa sıfır arama, sıfır mesaj..
yavrum sen neden gazla çalışıyosun.

Bi kere mutsuz oluyorum. Akıl almak için gittiğim arkadaşıma bakıyorum çocuğun paspası olmuş. Çocuğa bir canım dedirtmek için nasıl şebeklikler. Zoruma gidiyor sen buna kibir de ne dersen de ama ağır geliyor. Biri için saçmasapan bir  uğraşa girip adamın günün birinde seni bırakması yada ailesinin seni istememesi vay salak diyorum bunları düşününce.


Birde üzerimde hiç bir hakkı olmayan bir insanın beni yargılama fikri beni daraltıyor. Ne yaşadığını ne hissettiğini bilmeyen bir adamın senin hakkında saçma kanılara varması..

Tabi bide şu durum var;

Yavrum sen beni ilk gördüğündede ben böyleydim. Bu şehil giyinip bu şehil makyaj yapıyordum. En önemlisi bu kilodaydım. Şimdi senin üzerimde hiç bir hakkın yokken gelip zayıfla, az makyaj yap, şu şehil giyin demende ne demek oluyor.

Bakın beyler, kızları değiştirmek için tüm cabanızı harcıyosunuz. Hem bilgili olsun, hem güzel olsun, hem bakımlı olsun, hem sesi çıkmasın diyorsunuz.
Çözüm BBA.
Boğaziçili bıyıklı ablalar,  ablalarımız.

Hem bilgili, hem sessiz, hem anneniz bayılır, bakımlı hususuna girmezsek aranılan tatlı kıslar.
 Yanlış anlaşılmasın kimsenin bıyığına, boğaziçisine karışmam lakin kızdığım burda erkekler.
Yav adam hayatı boyunca baba parası yemiş ayfonundan tut ayakkabısına kadar babacıgı almış. Parfüm denen icattan hala haberi yok. Bencilin, nankörün kralı.

Hayatı için savaşmış bişeyler için emek vermiş özenle bir şehir kurmuş(yada kurmaya çalışan) o kadına eksik olduğunu söyleyemezsin. Buna tahammül edemiyorum. Eksik olan, yanlış olan sensin. Kusurlu sensin. Zekanı kızlarla yarıştırdığın için egodan adama dönüşmüşsün.

Kızlar gözünüzü seviyim şu adamları bırakın. Egolarıyla evlensinler.
Hoş bunlar premseslen evlense yine mutsuz olurlar. Çünkü adam hayatını memnuniyetsizlik üzere şekillendirmiş.

Ben galiba fazla yalnızlıktan feminist oldum.iç ses


Bazen insanların cesaretleri beni çok eğlendiriyor. Mesela kendini geliştir diyebilen erkek,
çalışma hususunda, sorumluluk hususunda, ailesine kendini anlatmak hususunda sıfır.

Bazı insanlar pasiftir. Biz bunlara asosyal diyelim. Ben bu insanları severim. Ama yaptığı, yapabileceğinin bilincinde olanları... cidden severim.
Ama hem böyle olup bir halt beceremeyip bunun acısını kızlardan ve cevresini ezikleyerek cıkaran erkekler bence tiksindirici.


Ne arkadaşım ne sevgilim ne kardeşim ne kuzenim..
Benle yarışmamalı.
Ne zeka hususunda ne para hususunda ne kültür hususunda.

Mükemmel değilim. Olmak zorundada değilim. Bir yarışda değilim. Hayatı için çok emek veren biriyim. Bunun dışında tek istediğim mutluluk.

Çevremde kimin ne başarısı varsa hepsinin başarısını kendi başarım gibi görüp gurur duyan saatlerce anlatan biriyim. Diliyorumki insanlar ve beyinleri benimle o korkunç yarışa girmesinler.

Bu sevginin samimi olma ihtimali yok çünkü.

Taktir eden, teşekkür eden, özür dileyebilen, sevgi dolu insanlar sarsın sarmalasın bizi.
İnsanlığına bakıp insanlığımızdan utanacağımız insanlarla karşılaşalım.


son olarak size;

Yine de mutlu olacaksanız saçlarınızı elbetteki maviye boyatınız. Çünkü Hayatta gittiğine tek üzüleceğiniz şey mutluluğunuzdur.

mailden bana ulaşmak isterseniz  
zokagumblog@hotmail.com . 


















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder